Bu kadar zorlandığına göre, tanırım seni, senden istenenleri, ezberletilenleri söyleyeceksin. Anlıyorum, haydi başla öyleyse. Dört gözle bu anı bekleyen et yığınları bayram etsin. İnsanlığı, sevgiyi bir kez daha satın aldıklarını sansınlar. O zavallılıklarını bir türlü görmek istemeyen, gerçekler karşısında deve kuşu gibi başlarını kuma gömen insan kılığındaki mahluklar derin bir oh çeksinler. Bitti desinler. Haydi başla inanmadıklarını, zorla ezberletilenleri söylemeye. Şampanyalar hazırlanmış, bekletme daha fazla. Sonum olacağını düşünüyorlar.
Yazık. Her zaman olduğu gibi yine yanılacaklar. Onların atmaya hazırladıkları zafer çığlıkları benim başlangıcım, yeni güzelliklerin doğum sancıları olacak. Sevgim, bana bağışladığın şekliyle tüm sanlarında, acabalarında, keşkelerinde ebediyen yaşayacak. Ne bendeki seni, ne sendeki beni silebilecekler. Senin bile yokluğumu kabullenmeye başladığın hiç ummadığın bir anda ben saracağım her yeri. Ben dolacağım odana ışık ışık. Ben sarılacağım, sırnaşık sarmaşıklar gibi sana.
Gün olacak bir yudum su, bir dilim ekmek, gün olacak bir nefeslik oksijen, bir mumluk ışık olup yaklaşacağım sana.
Adın, adımın her anıldığı yerde beraber anılacak.
Unutma,
Unutmaların hiçbirinde ben olmayacağım. Vefasız olmayacak adım.
Unutma,
Bensizlik, benimle olmaktan daha da zor olacak.
Hami ÜNAL