Korktuğun başına geldi. İşte blogumda bir yazı daha seni küçük panda. Aslında böyle bir şey yapmak aklımın köşesinden bile geçmiyordu. Bugüne kadar da böyle bir durumda hiç yapmadım zaten. Şimdi yazarsam, Eralp kızar belki tekrar konuşmaz benimle dedim. Sonra kendime sinirlendim 'ne demek konuşmaz bir daha benimle' diye, asıl bütün bunlardan sonra benim seninle zaten aylar önce konuşmamam gerekiyordu. O yüzden ne düşündüğünü asla umursamadan kendi istediğimi yapıyorum uzun zaman sonra. Senden farklı olarak dürüst davranıyorum en azından. Birkaç hafta önce bana arkadaşının hesabını sorarken ben açıkça 'çünkü hoşlandım' diyebiliyorken, sen içinde bulunduğun ilişkideki insan için bile bana sadece 'sıradan o geldi' diyebildin. -Demeseydin bana ne.-
Yaşlanmışsın artık panda. Ben yapmıyorken ilk defa bizim geleceğimizi sorguladın bu sefer. 'Hayatımızın sonuna kadar insanları aldatmaya devam mı edeceğiz?' dediğinde bile ben sadece seni görmek istemiştim başka bir şey değil. İlişkin ya da aldatmacaların beni ilgilendirmiyordu. Ama bir konuda haklıydın ki senin gibi ben de, seni gördüğümde öpmeden duramazdım. Benim için 'his' kelimesinin hala tek karşılığı o çünkü. Umarım bana kızıyorsundur şu an, bak neler de yazıyorum. Belki böylece bugüne kadar duyduklarımdan farklı şeyler duyarım senden. 'Seni nasıl hala sevmediğimi düşünürsün' demeye devam edersen çünkü son üç haftadır olduğu gibi aklımı kemiririm. Çok çok kız bana panda, nefret et benden. Ben bulamıyorum sana öyle şeyler hissetmenin yolunu. Sen yap işte, işini kolaylaştırıyorum bugün de. Bazanın altında hala duran hediyeni at artık. Varlığını hissetmekten hoşlanmıyorum. Saymaya devam edemedik işte, bir önemi yok. Diş fırçam durmasın artık o evde, hala sakladığın son günün yapamadığımız mısırlarını onunla yap. Dolabın üstündeki reçel kavanozunu da patlat sokağın ortasında.Yine olur da karşılaşırsak 'her zamanki gibi', koca koca bakıp gülümseme bana öyle sürekli.
Bu arada ne kadar aptal aşık olsam da hayatımda olsan asla yapamacağım milyonlarca istediğim şey olduğunu fark ettim. Zevklerimiz, hayatlarımız, etrafımızdaki insanlar hiçbir zaman birbirine uyan şeyler olmadı zaten. Aptal, masum ama büyük de bir şeyin peşine takıldık sadece. O yüzden 'iyi ki 8. olamadı' de içinden. 'İyi ki Güneş yok artık, başıma hala iş açmaya devam ediyor' de. Bak ben diyebiliyorum. İyi ki 8.'yi sayamadık. İyi ki yıllar sonra sonunda bitebildik. İyi ki yoksun panda, nefret et artık benden.