03 August 2011

Tatil Dönüşü

Bugün bir defter almaya karar verdim. Birazdan dışarı çıkıp bana en uygununu seçeceğim. Ona yazacak çok şeyim varmış gibi hissediyorum, baya bir süredir yazma işine ara vermiştim çünkü. Bu da demek oluyor ki zaten çok güncel kullanmadığım blogumu iyice boşlayacağım. Ama daha rahat bahsedebilirim böylece her şeyden değil mi? Sinsice kafamda gezen ne varsa anlatabilirim. Sıcak karamel kokularından girip soğuk denizlerden çıkarım. Yanlışlarımı, doğrularımı, hayatımı yazar sonra kendim okur belki ağlarım. Ağlarım dedim çünkü şu an reglim ve ruh halim ağlamaya çok müsait, yoksa tabi ki melankoli defteri olmayacak o.
Neyse madem öyle defterimi seçmek için güzelce hazırlanıp Acıbadem yollarında düşebilirim artık, yol yorgunluğum da geçti. Zaten Acıbadem'i de çok özledim, biraz tadını çıkarayım. İki güne kalmaz yine evde durmamaya da başlarım. Oh hayat bana güzel! Hatta bana biraz da garip. Hatta fazla garip. Oha, Garip de çocukluğumdaki en sevdiğim kuşumun adıydı. Boynu kırılmıştı ben İzmir'de tatildeyken, 7 yaşımdaydım daha. Neyse sustum.

No comments:

Post a Comment